Yayın: 1923-1950 yılları arasında Türkiye'de devlet, köylü ve mülkiyet ilişkileri
Yükleniyor...
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayımcı
Anadolu Üniversitesi
Özet
Cumhuriyetin ilanından (1923) Tek-Parti iktidarının sona erişine (1950) kadar kurulan hemen her Hükümet'in, mülkiyet ilişkilerine temas eden toprak reformu girişimi başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Nüfusunun %85'i kırsalda yaşayan bir ülke için bu durum, Cumhuriyet rejiminin ideal yurttaşını yaratamamasının nedenleri arasında yer aldığı gibi Osmanlı döneminden devralınan toplumsal ve iktisadi yapı unsurlarının (büyük toprak sahibi eşraf, mütegallibe, mültezim vs.), Cumhuriyet döneminde de siyasal güçlerini devam ettirmesine yol açmıştır. Mülkiyete yönelik reform girişimlerinin başarısızlığı, Hükümet'in salt tarımsal üretim artışını hedefleyen teknik politikalara yönelmesine neden olmuştur. Böylece devlet, köylü ve mülkiyet ilişkilerine dair mevcut literatür; küçük köylü üretiminin karşı karşıya kaldığı teknik sorunlara, Asya Tipi Üretim Tarzı'nın Anadolu'da aldığı biçimlere ve kapitalist merkeze bağlı periferik gelişimin bağımsız küçük köylülüğü desteklediği iddiasına odaklanmıştır. Oysa Türkiye'deki mülkiyet ilişkileri ve toprak reformu girişimleri; büyük toprak mülkiyeti üzerinde görülen ortakçılık, yarıcılık ve kiracılık gibi ara işletme birimlerindeki köylülerin proleter/mülksüz/bağımlı özellikler sergilediğini ortaya koymaktadır. Bu durum toprak temerküzünde bulunan kırsal burjuvazinin etkisini de göstermektedir. Birinci Dünya Savaşı döneminde gayri müslimlerin emvâl-i metrûke çiftlikleri ve arazilerine yönelik mülkün Müslümanlaştırılması süreci, Cumhuriyet döneminde bu kez mülkün Türkleştirilmesine evrilmiş ve bu süreçte etkin rol alan kırsal burjuvazi, eşit olmayan mülkiyet dağılımının öznesi hâline gelmiştir. Mülkiyettemelli toprak reformuna karşı koyuş, siyasi muhalefete dönüşmüştür.
Açıklama
Sadece dijital ortamda erişilebilir.
Anahtar kelimeler
Mülkiyet, Toprak Reformu, Köylü, Devlet, Emvâl-i Metrûke.
