Yayın:
Jean-Luc Godard'ın sinemasında kadının yeniden sunumu

dc.contributor.authorDerman, Deniz
dc.contributor.departmentSinema ve Televizyon Anabilim Dalı
dc.date.accessioned2026-07-03T17:12:15Z
dc.date.issued1989
dc.descriptionSadece dijital ortamda erişilebilir.
dc.description.abstractSinemanın doğuşundan bu yana kadın seyirlik temeline dayanan varlığıyla yenidensunumun aracı haline gelmiştir. Lumiere'in karısı ve çocuğunu kahvaltı masasında gösterdiği filmden, bugünün örneklerine kadar, çeşitli bağlam ve düzeylerde sunulmuştur. Çalışma, kadının yenidensunumunu Hollywood örneğinin 'Sessiz Sinema' döneminden başlayarak inceler. Bu incelemelere giriş oluşturmak üzere, filmin meta değerine sahip olduğu egemen sinemada kadının ataerkil ideolojiye bağlı olarak yenidensunumu verilmiştir. Bu yaklaşım, göstergebilim ve psikoanalizin verilerinden hareket ederek kadınının sinemada yenidensunumunu inceleyen Feminist Eleştiriyle bütünleştirilmiştir. Kadının ataerkil bilinçaltına göre 'diğer' olarak tanımlanması, onun filmde sunuluş biçimine de etki eder, çünkü erkeğe oranla farklılığı bir tehlike oluşturur. Bu tehlikenin giderilmesi ise, kadının fetiş haline getirilmesi, ya da görüntüsün dondurulmasıyla gerçekleştirilir. Böylece kadın bakış açısından edilgen, erkek ise etkin hale getirilir. Egemen sinemadaki bu sürecin açıklanması Feminist Eleştiriye göre, psikoanalizin düşler ve bilinçaltı arasında kurduğu ilişkinin film mekanizmasına uyarlanmasıyla sağlanabilir. Göstergebilimin bu bağlamda katkısı, film yapımının nesnel koşullarını incelemesi ve psikoanalizle biçimlendirildiğinde filmin algılanmasını ve kadın görüntüsünün işlevini ortaya çıkarmasıdır. 'Feminist Eleştiri'nin Hollywood filmlerinin analizinde elde ettiği sonuç, geleneksel sinemada bakışa sahip olmanın 'erkeksi' bir konumda bulunmak anlamına geldiğidir. Bu anlamda, Hollywood sineması, 'erkek' diliyle ve söylemiyle düzenlenmiştir. Kadın ise, gösteren ve gösterilen erkek bilinçaltını temsil eden bir gösterge haline gelmiştir. Hollywood sineması, 'Sessiz Film' dönemini oluşturan 20'li yıllarda, 'star' ve 'auteur' varlığının ortaya çıktığı, kadının aile ve evlilik kurumunu zedelemeden zekalarını kullandıkları filmlere sahiptir. 30'lu yıllarda ise, kadın erkeği cezbeden, sonra onu reddeden bir varlık olarak sunulur. Bu dönemin ortalarına doğru cinsel olmayan romantik aşka doğru değişim gözlenir. 'Kadın Filmi' olarak nitelendirilen kadınlara yönelik melodram türü filmlerde ise, kadın kendini kurban eden, aşkı ya da kariyeri arasında seçim yapmaktr
dc.identifier.other8123
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11421/47780
dc.publisherAnadolu Üniversitesi
dc.subjectKadınlar, Filmlerde
dc.titleJean-Luc Godard'ın sinemasında kadının yeniden sunumu
dc.typedoctoralThesis
dspace.entity.typePublication

Dosyalar

Orijinal seri

Şimdi gösteriliyor 1 - 1 / 1
Yükleniyor...
Thumbnail Image
Ad:
8123.pdf
Boyut:
6.95 MB
Format:
Adobe Portable Document Format

Koleksiyonlar